Mısır ölüler kitabı bilinenin aksine ölülerle iletişim kurmak için değil ölen insanların gideceği yerde bir rehber niteliği görmesi için yazılmıştır. Mısır döneminde yaşayan insanlarda tıpkı bizim gibi ölümden sonra bir hayatın olduğunu ve ölen kişinin cezalandırılacağını ya da mükafatlandırılacağını düşünmektedir. Bu nedenle ölmek üzere olan kişilere veya ölülere bu eserdeki metinler okunmaktadır. Mısır ölüler kitabının esasen 3 ayrı kaynaktan uyarlandığı bilinmektedir. Bu kaynaklar ise Sais uyarlaması, Heliopolis uyarlaması ve Teb uyarlamasıdır ve  kitabın içerisinde sembolik ifadeler de ara ara yer almaktadır. Kitabın içeriği ise özetle okunan bu sözlerin bedenden ayrılan ruha gideceği yere kadar eşlik etmesini ve bu yolda kişiyi korumasını sağlamaktadır.

Mısır döneminde yaşayan insanlar ölümden sonra cennet olarak adlandırabileceğimiz Sazlık tarlalarına ulaşmayı ve burada sonsuz bir hayat yaşayacaklarını düşünmektedir. Bu yüzden mısır ölüler kitabı mısırlılar için kutsal bir kitap görevi görmektedir ve ölen kişiye yardımı olacağı düşünülmektedir. Mısır ölüler kitabının en fazla bilinen kısmı ise 125. Tılsımdır ve ölen kişinin yargılanmasını konu alır. Burada ölen kişi Osiris, İsis, Anubis ve Neftis tarafından sorguya çekilir ve dünyada yapmış olduğu iyilikler hesaplanır. Tanrıça İsiste bulunan doğruluk tüyü kişinin dünyada yapmış olduğu iyilik ve kötülükleri taşır ve bir teraziye koyulur. Eğer tüy ağır gelir ise bu kişinin dünyadaki kötülüklerinin daha ağır geldiği anlamına gelir ve kişi Ammut adı verilen bir varlık tarafından yenir. Eğer tüy hafif gelirse bu kişinin dünyadaki iyiliklerinin daha çok olduğu anlamına gelir ve kişi İsis'le birlikte Sazlık tarlalarına yani cennete gider.

MISIR ÖLÜLER KİTABINI KİM YAZMIŞTIR

Mısır ölüler kitabının içeriğini mısırlı rahiplerin hiyeroglif şekillerle duvarlara kazıdığı düşünülmektedir. Hiyeroglif o dönemde kullanılan yazı biçimi olarak geçse de bu genellikle duvara kazınan çeşitli sembollerin anlamlandırılmasıyla oluşmaktadır. 1842 yılında Alman bilim adamı Richard Lepsius bu öğeleri birleştirerek günümüzde kullanılan Mısır ölüler kitabını dünyaya kazandırmıştır. Bunu yaparken ise piramitlerde kazılı olan hiyerogliflerden, lahitlerde bulunan  kayıtlardan ve çeşitli papirüslerde görülen yazıtlardan yararlanmıştır. Ancak bütün metinsel ve sembolik ifadeler günümüze kadar gelemediği için maalesef günümüzdeki Mısır ölüler kitabının orjinalliği bulunmamaktadır.