Harut ile Marut Kuran-ı Kerim'de anlatıldığı gibi insanlara büyü yapmasını öğretmek için Allah tarafından Babil şehrine gönderilmiş iki meleğin adıdır. Sadece İslam aleminde değil Zerdüştlükte ve Pers mitolojisinde de bu iki meleğe dair bilgiler bulunmaktadır ancak isimleri biraz farklı anılır. O dönemlerde Hurdad ve Murdad olarak bilinen bu iki meleğin Kuran-ı Kerim'de geçen Harut ve Maruta hem isimleri hem de öğrettikleri bilgiler benzemektedir. Kuran-ı Kerim'de bu iki melek sadece Bakara suresinin 102. ayetinde geçmektedir ve haklarında daha fazla bir bilgi yoktur.

BABİLİN DÜŞMÜŞ MELEKLERİ

Yahudilik ve Hristiyanlık dinlerin de ise isim verilmese de bu meleklerin Babil'in düşmüş melekleri olduğu düşünülmektedir. Bir rivayete göre melekler birbirleri arasında insanoğlunun günahkarlığından ve kendilerinin sadakatinden söz etmektedir. Melekler eğer biz dünyada olsaydık her an Allah'a dua ve şükür ederdik derlermiş. Allah-u Teala ise bunun üzerine eğer ben size nefsi verseydim siz insanoğlundan daha çok günah işlerdiniz der. Bunun üzerine melekler biz asla insanoğlu gibi nankör olmazdık, bizi yaratan rabbi unutmaz ve sürekli sana ibadet ederdik derler. Bunun üzerine Allah-u Teala aralarından iki melek seçmelerini ve dünyaya göndereceğini buyurur. Harut ve Marut adlı melekler bu işe gönüllü olur ve Allah onları bu dünyaya insan suretinde gönderir.

Daha sonra Harut ve Marut hem isteyen insanlara büyüyü öğretmektir hem de dünyevi zevklerden tatmaktadır. Ancak bu iki melek evli bir kadına aşık olurlar ve onunla birlikte olmak isterler. Kadın ise meleklere 3 seçenek sunar bunlardan ilki kocasını öldürmek, ikincisi puta tapmak üçüncüsü ise şarap içmektir. Melekler en zararsız olarak görünen şarap içmeyi seçerler sarhoş olduktan sonra kadın onlardan İsmi azam büyüsünü öğrenmek ister. Melekler ise hem sarhoşluğun etkisiyle hem de kadının aşkıyla buna da razı olurlar ve kadına ismi azamı öğretirler. Kadın ismi azamı söyleyerek gökyüzüne çıkar ve Allah-u Teala onu Zühre yıldızının üzerine koyar. İki meleğe de iki seçenek sunar ya cezalarını ahirette çekeceklerdir ya da dünyada. İki melek dünyanın geçici olduğunu düşünerek dünyada ceza çekmeyi seçerler. Ve Babil'in düşmüş melekleri olarak ahirete kadar bir kuyunun altında baş aşağı asılı kalmaya devam edeceklerdir.