Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretleri yaşadığı zaman diliminde hem cinlerin hem de insanların saygı duyduğu Allah'ın sevgili kullarından alim bir kişidir.

ŞEYH ABDULKADİR GEYLANİ'NİN HAYATI

Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretleri 1077 yılında Gilan eyaletine bağlı Neyf köyünde dünyaya gelmiştir. Nisbesi olan Geylani ise arapçadan tercüme edilen ve doğduğu eyalet olan 'Gilani' adından gelmektedir. Bir rivayete göre soy şeceresi Hz Ali'ye kadar dayanmaktadır. Küçük yaşta babasını kaybeden Geylani Hazretleri annesi ve dedesi Simavi'nin gözetiminde büyümüştür. Daha çok küçük yaşlarda kendisinin melekler tarafından korunduğuna inanan Geylani Hazretleri eğitimini de on yaşlarında düşünmektedir. Devrin en önemli ilim ve kültür merkezi olan Bağdat şehrine gitmesinin ilim için en iyi yol olacağını düşünen Geylani Hazretleri annesini de bu düşüncesine razı etmiştir.

Daha sonra on sekizli yaşlarında Bağdat'a giden bir kafileye katılarak 1095 yılında Bağdat şehrine göç etmiştir. Orada bir çok ilim dersi gören Geylani Hazretleri daha sonra Ebul Hayr Muhammed Bin Müslim'den etkilenerek tasavvufa yönelmiştir. Öğrendiği ilimler sayesinde medreseler de hadis, fıkıh, nahiv, tefsir ve kıraat dersleri verdiği de bilinmektedir. Ancak daha sonra bütün bu dünyevi işleri bırakarak inzivaya çekilen Abdülkadir Geylani 25 yıl sonunda inzivadan çıkmıştır.

CİNLERLE OLAN İLİŞKİSİ

Abdülkadir Geylani Hazretleri'nin bir 'konuşmasında insanların olduğu gibi cinlerin ve meleklerin de şeyhleri vardır ben hepsinin şeyhiyim' dediği rivayet edilir. Bir başka rivayette Bağdatlı bir adamın kızının kaybolması üzerine Geylani Hazretlerinden yardım istemesi üzerine bir hissedir.

Bağdatlı bir adam kızının kaybolmasından dolayı  bir gün Geylani Hazretlerine gelerek ondan derdine çare olmasını diler. Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretleriyse bu adama yatsı namazından sonra şehrin dışında bulunan Kerh harabelerine gitmesini ve beşinci tepede oturmasını tembihler. Daha sonra Bismillahi Abdulkadir'in niyeti üzerine demesini etrafına bir daire çizmesini buyurur. Bu süre içerisinde cinni varlıkları göreceğini ama korkmamasını cinnilerin o dairenin içerisine giremeyeceğini öğütler. Sabaha kadar o dairenin içerisinde oturmasını en sonunda cinlerin meliklerinin geleceğini ve ona neden burada olduğunu soracağını söyler. Melike Abdulkadir'in selamı var demesini ve isteğini söylemesini buyurur.

Tıpkı olaylar silsilesi Geylani Hazretlerinin söylediği şekilde vuku bulur. Cinlerin Melik'i gelerek adama neden orada olduğunu sorar adam Geylani Hazretleri'nin selamını söylediği zaman Melik diz çökerek adama dileğini sorar. Adam dileğini söylediği gibi Melik yanında bulunan cinnilere kızın hemen bulunup getirilmesini emreder. Daha sonra çok sürmeden kız ve onu kaçıran cinni getirilir ve Melik kızı kaçıran cinninin boynunu keserek adama başka bir dileği olup olmadığını sorar.Adam Melik'e neden Geylani Hazretleri'nin emrine bu derecede hassasiyet gösterdiğini sorar. Melik Abdulkadir Geylani  Hazretlerinin aynı zamanda kendi şeyhleri de olduğunu ve ona hem saygı duyduğunu hem de heybetinden korktuğunu dile getirir. Adam ise başka bir dileği olmadığını söyler ve hem cinnilerin Melik'ine hem Geylani Hazretlerine teşekkür eder.