Cinler bu dünyada bizim gibi yaşayan ve bizden önce ateşten yaratılmış ışık hızında hareket eden varlıklardır. Her ne kadar kötülüğe eğimli bir ırk olsalar da kötüleri olduğu gibi iyi olanları da mevcuttur. Kötü olan cinler insanları düşmanları bilir ve onlara kötülük yapmak için fırsat bekler. Bu cinler kara büyü yapıldığında hemen işe koyulurlar ve büyü yapılan kişiye musallat olurlar. Musallat oldukları insana acı çektirmekten zevk alırlar ve yardım edilmediği takdirde kişiyi deli edene kadar sürekli uğraşırlar. Kara büyü yapılırken bu cinlerle birebir irtibata geçmeye gerek yoktur çünkü onların beklediği de bu fırsattır. Eğer büyü doğru yapılmamış ise ve amaçlarına ulaşamazlarsa bu sefer yaptıran kişiye musallat olurlar.

Kötü cinlerle savaşmak için de iyi ve cesur cinlerden yardım almak gerekir. İyi cinlerle birebir iletişime geçmek ve o cinleri kötülüğe karşı koymak için ikna etmek gerekir. Bunun sebebi ise her ne kadar iyi olsalar da bu savaşta kaybetme ihtimali olduğu için şeytani cinlerle savaşmak istemezler. Bu yüzden çoğu büyü bozma işi başarısız olduğu gibi hem büyüyü bozmak isteyen medyuma hem yardım aldığı cinlere çok büyük zararlar verebilirler. Medyumun arası cinlerle ne derece iyi olursa onun istediği düşmanla savaşmaları da o kadar kolay olur.

ÇİVİ ÇİVİYİ SÖKER

Şüphesiz ki büyü bozmak için medyumun diğer en önemli silahı yine büyülerle cinlere destek vermektir. Bu konuyu en güzel özetleyecek cümle ise çivi çiviyi söker atasözüdür yani bir işi bozmanın en iyi yolu o işle karşılık vermektir. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek gerekir kötülüğü iyilikle yenmeye çalışırsanız sonu büyük bir hüsran olur. Çünkü iyilik iyi kişilere yapılacağı gibi kötülükte kötülük yapmak isteyenlere layıktır. Burada dikkat etmemiz gereken şey ise kötülükle iyilik arasındaki ince çizgiyi aşmamaktır.