Büyü 'nün tarihi tamamı ile bilinmemekle birlikte çok eski tarihlerde yaygın olarak kullanıldığı bilinmektedir. İslam inancına göre Allah(cc) Harut ve Marut adlı iki meleği büyüyü öğretmekle görevlendirdi. İlk olarak Babil şehrine inen bu iki melek insanlara bu ilmi öğretmeye başladı. Kuran-ı Kerimden anladığımız kadarıyla bu ilmi kötülük için kullananlar kafir olarak nitelendirilmiştir. "Halbuki Süleyman inkâr edip kâfir olmadı, lakin o şeytanlar kâfirlik ettiler; insanlara sihir öğretiyorlar ve Bâbil'de Harut ve Marut'a, bu iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı." Ayetin devamında ise " İşte bunlardan karı ile kocanın arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Fakat Allah'ın izni olmadıkça bununla kimseye zarar verebilecek değillerdi. " denilerek her şeyin Allah'ın(cc) kudretinde olduğu tekrar hatırlatılıyor.

TÜRKLERDE BÜYÜ

Büyü özellikle biz Türklerde İslamiyet öncesi de yaygın olarak kullanılan dini bir ritüeldir. Şamanist olduğumuz zamanlar da en büyük büyücü veya din adamı şamanlar olarak bilinir. Şamanlar da iyilik yapanlar 'ak şaman', kötülük yapanlar 'kara şaman' olarak nitelendirilmiştir. İnsanlar bir çok dertlerinin devasını şamanlar veya büyücüler aracılığıyla çözerdi . Şamanlar dışında da büyü yapan başka insanlarda vardı elbette. Bunlar kam, cadı, büyücü gibi sıfatları olan insanlardır. Ama şamanlar aynı zamanda din adamı olarakta bilindikleri için en saygıdeğer olanlarıdır.

BİLİM VE BÜYÜ

Bilim her ne kadar bu ilmi ve mistik olayları reddetse de henüz bu ilme tamamen yoktur diyebileceği bir tezleri yoktur. Böyle bir şeyi kabul de edemezler tabi ki çünkü kanıtlamaları gerekir. Zira bilim kanıtlayamadığı ve açıklayamadığı her bilgiyi yok sayma eğilimindedir. Büyüler ise genellikle doğaüstü güçler olarak bilindiği için belli bir formülü yoktur.

Oysa bilim genel olarak formül işidir ama büyü inanç işidir. Bu yüzden bilim insanları büyüyü görseler dahi ne varlığını açıklayabilirler ne de reddedebilirler. Şu an bilim insanları büyüyü reddediyor görünse de bu kabul edemedikleri içindir. Yani bilime göre bir şey ya açıklanabilir ve doğrudur yada imkansızdır. Başka bir seçenek olmadığı için de mecburen reddeder görünmek zorundadır. Zamanında dini inancı yüksek olan insanlar bilimi Allah'ın(cc) emirlerine karşı koyma olarak görmüştü. Şimdi aynı hatayı bilim insanları büyüye karşı yapmaktadır. Ama nasıl ki İslam bilimin kötü olmadığını kabullenmişse bilimde bir gün büyüyü kabullenecektir.