Bilinçaltı her ne kadar mükemmel bir yapıya sahip olsa da bazı kötü hatta ölümcül olabilecek yönleri de mevcut. Eğer bilinçaltınızı yönlendirmeyi öğrenmezseniz hayatta bir çok zorlukla karşılaşırsınız. Bu zorluklardan en büyüğü de yine kendiniz olacaksınız. Çünkü bilinçaltı sizi ölene kadar terk etmez ve bir şeyi hatalı olarak kaydederse bu sizin çok zor zamanlar geçirmenize neden olabilir. Bilinçaltı genellikle küçük bir çocuğun aklı gibi çalışır yani sade ve anlaşılabilir olarak işler. Bir diğer çalışma prensibi ise olumlu ve olumsuz kelimeleri ayırt edemez. Yani sigarayı bırakmak istiyorum mesajınız bilinçaltına sigara istiyorum şeklinde kaydedilebilir. Bu yüzden bilinçaltımızı yönetmemiz için onun dilini öğrenmemiz şarttır.

Ölümcül yönlerine gelecek olursak  verem, kanser, kalp rahatsızlıkları gibi  iç hastalıklar yine bilinçaltının marifetidir. Örneğin kanserli hücreler bir anda vücudumuzda belirmez. Onlar zamanla yaşanan duygu çatışmalarımızın bir eseridir çünkü en büyük duygu yöneticisi yine bilinçaltımızdır. Bazı insanlar çok küçük sorunlara bile ani tepkiler gösterebilir bunun sebebi küçüklüğünde o sorunun bilinçaltında diğer insanlara göre çok daha farklı bir sonuç algılamasından dolayıdır. Bu sebeplerden dolayı bilinçaltı hayatımızı kurtarabileceği gibi öğrenmediğimiz takdirde bizi ölüme götürecek sebeplerin tetiklenmesini sağlayabilir.

Bilinçaltının genel olarak olumsuz yönlerini inceleyelim;

-Bilinçaltı olayları yorumlayamaz yani duyguları yönetir ama iyiyle kötüyü ayırt edemez. Bu bakımdan bir program gibidir kaydeder ve yönetir gerisiyle ilgilenmez.

-Bilinçaltı gelenekçidir bu yüzden yeniliklere karşı tepki gösterebilir. Eski günleri daha çok özlüyor olmamızın nedeni de budur. Yeni bir şey yapmak istediğimiz de özellikle bunu bir de gönülsüz yapıyorsak bu yüzden çabuk vazgeçeriz. Sebebi ise bilinçaltı buna karşı koyar ve sizi vazgeçirmek için elinden geleni yapar.

-Bilinçaltı duygulardan anlamadığı için şaka yapıp yapmadığınızı anlamaz, her şeyi gerçek kabul eder. Bu yüzden şaka veya yalan bile olsa hasta olduğunu söyleyen insanların hastalanma ihtimali yüksektir.

-Bilinçaltında ince hesaplar yoktur. Yani küçük bir şey kaybetmekle büyük bir şey kaybetmek arasında fark yoktur ikisi de kayıp olarak depolanır.

-Bilinçaltı nefret duygusunu ayırt edemese de belli bir süre sonra onunla ilgili çok veri topladığı için açığa çıkarma ihtiyacı duyar. Ani öfke patlamaları, sebepsiz yere sinirlenmek gibi olaylar bu yüzden yaşanır.